İlkbahar ne gibi inkişaflar getirebilir?

Şevki Yazman

Asıl harekatın bu sene değil, 941 ilkbaharında başlaması muhtemeldir.
İlkbahar geldi. Herkes haklı olarak muharebenin nasıl bir şekil alacağını, ne inkişaflar göstereceğini sorup duruyor.Zira bütün teknik terakkilere rağmen harp hala yere, ahvali havaiyeye mevsimlere bağlı bulunuyor. Harp harekatına en müsait zaman olan baharlarda ve yazın kızışıyor. bu sebepten hemen herkesin ağzında şu sual vardır:
Baharda ne olacak? 
Bu yazının maksadı da bu suale askerlik bakımından cevap vermektir:
Bir defa müttefikler bakımından bu ilkbaharda, büyük taarruzlar beklemek doğru değildir, zira herkesin bildiği bir şeydir ki, İngiltere kara ordusu ve bilhassa hava kuvvetleri bakımından hazır değildir. Keza Fransa da henüz müstemlekelerindeki orduları tam olarak yetiştirememiştir. Diğer taraftan bu devletler hasımlarını abloka etmişler ve onu iktisaden yıpratmaya çalışmaktadırlar. 

O halde bu ilkbaharda da müttefikler tarafından büyük taarruz hareketleri beklemez. 

Almanya tarafına gelince; askerlik nazariyatı bakımından bu devletin derhal taarruza geçmesi lazımdır. Zira çıkarabileceği kuvvet bakımından azami haddi bugün haiz bulunmaktadır. Bundan sonra geçen günler bu devletin ordusuna ve hava kuvvetlerine fazla bir şey katamaz.Karşısında ki düşman ise zamanla kuvvetlenecek ve büyüyecektir. Sehliffen de dahil olmak üzere bütün büyük alman kumandanları; almanların toplu ve merkezi vaziyetlerinden istifade ederek derhal seferberliklerini ikmal etmelerini ve yıldırım sürratiyle hasımları üzerine atılmalarını tavsiye ederler. Bekleme bu kuvveti yıpratır.

1914 son baharında Almanları zaferin hududuna ulaştırmış olan harekat bu zarariyenin mahsuli idi. İçinde bulunduğumuz harp çıkmadan evvel de Almanya bunun için hazırlanmıştır.

Fakat görülüyorki bütün bu nazariyeler ve hesaplara rağmen almanya böyle bir harekat yapma niyetinde değildir, daha doğrusu böyle bir harekat imkanına malik bulunmuyor. Zira almanyayı nihai zafere ulaştıracak tek bir taarruz istikameti vardır: Garp cephesi. Böyle bir taarruz muvvaffak olur da Almanya şimali Fransayı ve Manş sahilini istila ederse harbin gidişi üzerine müessır olabilir. Fakat görülüyor ki almanya bu niyette değildir. Milyonlarca insan zayiatı karşısında ilerleyeceği beş on kilometre kendisini mağlubiyete birkaç yüz kilometre yaklaştırmış olacaktır. 

O halde başka hangi istikamette taarruza geçecektir? Bu sualin cevabı çok müşkül.Zira diğer sahaların hiçbirine ne hollanda veye Skandinavya, ne de Macarşstan veye Balkanlar Almanya'yı nihai zafere ulaştıramazlar. Belki tali cephelerde kuvvet israfına ve kendi iyaşe kaynaklarından bir kısmını daha körletmeye sebep olabilir. Demekki Almanya celebinden de büyük harekatlar beklemek pek doğru değildir

Almanya'nın bütün gayretleri şudur: Geniş propaganda ve kışkırtma ile mümkünse Rusya'yı Asya da ve yakın şakta harekete geçirerek İngiliz ve Fransa müstemleke imparatorlukları hududunda hareketler yaratmak ve kendi dar memleketi üzerinde tekasüf edici muhakkak olan yarınki çetin harbi başka sahalara intikal ettirmek.

Bunun içinde Rusya'yı korkutma vasıtası olarak elinde şu kozu tutmaktadır: Müttefikler bir gün nasıl olsa senin petrol kaynaklarıa hücum edeceklerdir. Bari senn daha evvel davran ve müttefikler henüz hazırlanmadan onlara taarruz et.

Vakıa bu da Almanya bakımından ileri sürülecek bir nazariyedir. Fakat doğru değildir. Rus petrol kaynaklarının etrafında sulhcu memleketler vardır ve müttefikler bunları Rusya üzerine saldırmakta kullanamazlar eğer Rusya Almanya'nın bu aldatıcı propagandasına kanar da kendisini Yakın şarkta taarruz hareketine geçerse, kendisini asla fayda ettirmeyecek bu harp hareketleri ve hatta muhtemel ilerlemeler düşmanların safhına yeni ordular katmaktan ve petrol kaynaklarını asıl o vakit tehlikeye sokmaktan başka bir işe yarayamazlar. Rusya'dan bu kadar hesapsız bir hareket beklemekte doğru olmasa gere. O halde ilkbaharın latif ve harekata müsait havasına rağmen büyük harekat ihtimalleri görünmüyor 939 eylülünden evvel nasıl bir su hali içine harp havası esiyorduysa esip devam etmesi muhtemeldir. 

Bu havanın kimin için zaralı olduğu meydandadır Almanya'nın bu sükun devrinde zayıflamadığını kabul etsek bile düşmanlarının daha fazla kuvvetlendiği muhakkaktır. Buna meydan verdiği içinde zararlıdır bu düşünceden sonra sonra Almanyanın ortalığı ve dünyayı birbirine katmak için sarfettiği telaşlı propaganda daha iyi anlaşılır. Keza ikide bir almanların 940 bizim için kati bir yıldır demelerindeki mana da kendiliğinden tezahür eder. 

Bu ilkbahar ve yaz hakkında ufak bir kehanette bulunduktan sonra asıl harbin ne vakit başlayacağını hesap etmeğe çalışabiliriz. Bu başlangıç zamanı fikrimizce 941 senesi ilkbaharıdır. Yani bir sene sonra çünkü o zamana kadar müttefikler karada ve bilhassa havada hazır olacaklar ve Almanya'nın askeri, sınai mıntıkalarına yani ceman zaten dar olan bütün Almanya'ya hava hücumları başlayacaktır.

Bu esnada müttefikler bu hücumlarını Rus ve Rumen petrol kaynaklarına kadar uzatarak Alman hava taarruzlarının bunlardan mahrum edilmesini isterler. Fakat müttefiklere bu imkanı vermek Alman ve Rusların beceriksiz ve hesapsız hareketi neticesinde olabilir.